Hasan Ali Toptaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hasan Ali Toptaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekim 15, 2014
hasan ali toptaş
içimin bir köşesinden diğer köşesine, çılgınlar gibi palas pandıras koşuyorum sözgelimi, uçuyorum kendimle karşılaşıp kendime tutunabilir miyim diye, savruluyorum un ufak, sürünüyorum, canımı dişime takıp kalkıyorum ve yeniden, yeniden, yeniden yıkılıyorum. her defasında, yıkılırken çocuk oluyorum sanki; minicik ellerimi yere basıp kalkarken de, inanılmaz bir şekilde, çarçabuk büyüyorum.
Hasan Ali Toptaş
görsel : Tab Tabin
Eylül 15, 2014
elbette gölge, elbette ışık
" hayat nedir diye sorarsan, bilmiyorum evlat; sormazsan biliyorum..." diyor haraptarlı nafi.
"alaaddin kimdir diye sorarsan, bilmiyorum evlat; sormazsan biliyorum..." diyor anlatıcı.
"zaman nedir diye sorarsanız, bilmiyorum; sormazsanız biliyorum. diyor augustinus.
Bin Hüznlü Haz / Hasan Ali Toptaş
Görsel : Jurg Rossen
bab
sonra, kim bilir artık ben kapağını bile görmediğim kaç bin kitabın içinde aynı anda, hangi duygularla gezinirken, zaman birdenbire kuşlara dönüştü...
Hasan Ali Toptaş
görsel : Carl Maydans
Nisan 28, 2014
hasan ali toptaş
Belki insanlar koskoca yaşamları boyunca yalnızca bir süre için farklı olmaya katlanabiliyor, sonra da yavaş yavaş öteki insanların davranışlarına, düşüncelerine ve duygularına bürünerek, durup dinlenmeden kendini tekrarlayan uçsuz bucaksız bir benzerlikler denizinde kaybolup gidiyorlardı. Yaşamları herkesinkine benzediği ya da farklı görünmesine karşın aynı özü taşıdığı için, herkes gibi ölüyorlardı daha sonra da; herkes gibi, bayatlamış birkaç anı kırıntısının uzaklığını koklaya koklaya, geleneksel ziyaretlerle kirletilmiş ya da geleneksel yalnızlıklarla gölgelenmiş buz gibi bir yatakta, farklı yaşadıkları yılların tadını tenlerinde, belleklerinde ve ağızlarından dökülen mecalsiz ah'ların karanlığında arayarak, yavaşça, alışılmış bir ölümle ölüyorlardı.
Hasan Ali Toptaş
görsel : Nicholas Cormier
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



